Süresiz Nafaka Kalktımı Yargıtay Kararları
Son yıllarda sıkça gündeme gelen "süresiz nafaka kaldırılıyor" haberleri, boşanma sürecindeki taraflar arasında büyük bir merak ve bazen de yanlış anlaşılmalara neden olmaktadır. Manisa Barosu avukatlarından Avukat Halil Halil Tangör, müvekkillerinden en çok aldığı bu soruyu, 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan güncel mevzuat çerçevesinde yanıtlıyor.
Süresiz Nafaka Hakkında Merak Edilenler: 2026 Rehberi
Kamuoyunda sıkça tartışılan "süresiz nafaka kalktı mı?" sorusunun cevabı güncel mevzuatımızda nettir: Hayır, yoksulluk nafakası Türk Medeni Kanunu uyarınca halen "süresiz" olarak hükmedilebilmektedir. Ancak bu, nafakanın hiçbir zaman sona ermeyeceği anlamına gelmez.
Süresiz Nafakayı Sona Erdiren Durumlar
Mahkeme tarafından hükmedilen yoksulluk nafakası, belirli şartların oluşması durumunda kendiliğinden veya açılacak bir dava ile ortadan kalkar:
Kendiliğinden Sona Erme: Alacaklı tarafın evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü.
Mahkeme Kararıyla Sona Erme: Nafaka alanın evlenmeden bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması (işe girme, miras kalması vb.) veya haysiyetsiz hayat sürme.
"Süresiz" İbaresi Adil mi?
Hukuk sistemimizde yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşi korumayı amaçlar. Mahkemeler, nafaka miktarını belirlerken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını titizlikle inceler. Hakkaniyete aykırı durumlarda, nafakanın azaltılması veya kaldırılması için Nafakanın Kaldırılması Davası açma hakkı her zaman saklıdır.
Emsal Yargıtay Kararları Işığında Süresiz Nafaka
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili hukuk daireleri, yoksulluk nafakasının "süresiz" olmasını, alacaklının yoksulluğunun devam etmesi şartına bağlamıştır. İşte bu konudaki kritik bir emsal kararın özeti:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı (E. 2017/2-3117, K. 2019/1276)
"Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşi koruma amacı taşır. 'Süresiz' ibaresi, nafaka alacaklısının her zaman yoksulluk içinde olacağı varsayımına dayanmaz; aksine yoksulluk durumu ortadan kalktığı anda borçluya nafakanın kaldırılması için dava açma hakkı tanır. Eğer nafaka alan eş, asgari ücretin üzerinde sürekli ve güvenceli bir gelire kavuşmuşsa, bu durum yoksulluğun ortadan kalktığına emsal teşkil eder."
Kararın Analizi: Ne Anlama Geliyor?
Bu ve benzeri kararlar bize şunu gösteriyor:
Asgari Ücret Kriteri: Nafaka alan tarafın sigortalı ve asgari ücret üzerinde bir işe girmesi, nafakanın kaldırılması veya ciddi oranda azaltılması için en güçlü sebeptir.
Maddi Durumun İyileşmesi: Miras kalması, taşınmaz geliri elde edilmesi veya sosyal yardımın ötesinde bir refah seviyesine ulaşılması "süresiz" nafaka borcunu sona erdirebilir.
Dürüstlük Kuralı: Yargıtay, nafaka alan tarafın sırf nafaka kesilmesin diye sigortasız çalışmasını veya evlenmekten kaçınmasını "dürüstlük kuralına aykırı" bulabilmektedir.
Önemli Not: Nafaka davaları, tarafların mali durumlarının doğru ispatlanması gereken teknik süreçlerdir. Bu nedenle uzman bir aile hukuku avukatından destek almak hak kaybını önler.
